İLETİŞİM PROBLEMİ YAŞAYAN AİLELERDE GÖRÜLEN PROBLEMLER
Bunları maddeler halinde sıralamak mümkün gibi görünse de sıkıntılı bir
durumdur. Genelde bu tür başlıkları okuyan anne ve babalar bizde
problemleri biliyoruz asıl önemli olan bunları söylemek değil, bu
problemlere çözüm üretmektir.
Burada üretilecek cevapların genel kapsamlı olacaktır. Genel kapsamda
boğulma riskini alarak tespit edilen sorumlara çözüm önerileri yazmaya
çalışacağım. Ancak mutlaka sıkışıldığında bu problemleri çözmek için
sürecin içinde bulunan tüm aktörlerden yararlanmak zorundasınız. Anne
sıyrılıp babaya, baba sıyrılıp anneye veya aile okula, öğretmene
devredemez. Bu süreçte gencin çevresinde bulunan birincil sosyal
çevrenin etkin olarak kullanılması gerekmektedir.
Buradan hareketle aslında gencin, ergenin sağlıklı bir biçimde
sosyalleşmesinin sağlanması toplumun temel görevidir. Kimse beni
ilgilendirmez tarzında yaklaşamaz. Sonuçlarından tüm toplum olumlu yada
olumsuz etkilenir.
Şimdi geçelim problemlere ve çözüm önerilerine;
• Aşırı takip etme
• Mükemmele odaklanma
• Suç isnat etme
• İletişime kapalı olma
• Güvensizlik
Yukarıda sayılan maddelerin oluştuğu bir aile ortamında ne genç nede
aile yaşamak ister. Hatta aklı başında kiminle konuşursanız konuşunuz,
burada sosyalleşen bir gencin daha sonradan sağlıklı bir aile yapısı
kurmakta zorluk çekeceğini tahmin etmek zor olmasa gerek. Bu sorunları
beraberinde yeni kurulan aileye taşıma riski mevcuttur.
Aşırı takipçi olan aileye güven duygusunu aşağılamak hem kendine hem de
aile fertlerine karşı güvenin çabuk oluşması için açık iletişime
geçmesini tavsiye etmek gerekir. Burada belki içten pazarlıklı olmamak
ve süreci neden sorguladığını neden güvenmediğini açıkça ifade etmek
gerektiğini tavsiye ederim. Burada sağlanacak açık iletişim açık olma
sonucunu doğuracak bir başka yaklaşımla aile bireyleri açıklayıcı olma
ve bu açıklamalarının maliyetinin beraber paylaşma riskini paylaşma
durumu kabullenecekler.
Burada mükemmeli isteme yerine hatalarıyla ve eksikleriyle var olmaya
çalışan bir aile ortaya çıkacak, birbirlerinin açıklarını görme yerine,
hataları ve eksikleri giderme mekanizması kurulacaktır. Hani insanlar
öteki ile uğraşmak yerine kendi eksiklerini gidermeye girecektir.
Mükemmeli arama yerine sürekli muhasebe yapma ve kendini değerlendirme
yolunu tercih edecektir. Bununla birlikte sorunları çözmekte zorlanan
aileler gençlerle diyalogu kesmeyi bir yol veya yöntem olarak
düşünmektedirler. Yani iletişimi kesmek, onun anlamsını beklemek, hani
bir yol gibi dursa da iletişim çağında yaşadığımız dönemde ayni evi
paylaşan insanları birbirine özellerini kapatmaları çok hoş bir durum
gibi görülmemektedir. Anlamak veya anlamaya çalışmakla gayreti herkes
tarafından ortaya konmalı ve bu mesaj iletilmelidir. Ama burada sıcağı
sıcağına sorunu çözme yerine soğutup daha sonradan sorunu masaya
yatırmak daha uygundur.
Bununla birlikte biraz daha başlıkları odaklamak ve iletişim becerileri
üzerine çekmek istiyorum. Yani problem oluştuktan sonra, çözüm önerileri
oluşturmak ve çözmeye çalışmak daha zordur. Belki de burada problemin
oluşmaması için ne gibi koruyucu önlemler almak gerekir. Nedir bu
geliştirmesi gereken iletişim becerileri biraz da ona bakalım.
İletişimin ilk önce dinleme ile başlayacağını bilmemiz gerekir.
İYİ BİR DİNLEYİCİ NASIL OLUNUR.
1. PASİF(SESSİZ) DİNLEME;
Öncelikle gençlerin açılması zor bir kutu oldukları açarken kırılmaması
gerektiği bilinmelidir. Kendilerini anlatmaya sağlıklı bir zemin
hazırlanmalıdır. Bu süreç tamamlandığında hiç bölmeden tamamen kendisini
anlatmaya çalışmasına fırsat vermelidir. Hatta beden dili ile bile olsa
da “başını sallama, el veya yüz hareketleriyle destekleme gibi” sürece
etki etmemek gerekir. Yani gencin kendisini tamamen sessiz bir ortamda
anlatmasına fırsat verilmelidir.
2. AKTİF(KATILIMCI) DİNLEME
Etkin dinlemenin var olduğu bir ortamda olmak ve konuşmanın zeminin
oluşturulması iletişim kurmak isteyen ebeveynlere aittir. Yani vasat
oluşturulmalı ve karşılıklı ama birbirini dinlemeye tahammülü olan ve
yanlış anlaşılmaları da ortadan kaldıracak bir fırsat olarak
değerlendirmelidir.
Duyguların tam anlamıyla anlatılmasına fırsat vermeli ve herkes
birbirini anlamaya çalışmalı, sorgulayıcı ve yargılayıcı ifadelerden
uzak durmalıdır.
Dinleme bir diyalog zemini oluşturacak bu diyalog zemininden sağlıklı
bir iletişim süreci ortaya çıkarsa mutlaka ailenin varlık anlamı daha
güzel oluşmuş olacaktır. Hani küçük gerginliklerin yaşanma riski vardır.
Ancak bunlar göze alınmalıdır. Gençlere belki bazen fazlasıyla esnek
davranılmalıdır. Yetişkinlerin hazmetme kapasiteleri dar olursa sonuç
alınamaz. “nerde kaldı bizim yetişkinliğimiz değil midir”?
Bu süreçte sorun varsa herkes bu soruna sahip çıkmalı aile bireyleri
arasında. Kimse bu gencin, bu annenin veya babanın sorunu o onunla
uğraşsın boğuşsun ki üstesinden gelmeyi öğrensin denmemeli. Aile
bireylerinin tümü sorunlarını uygun bir biçimde ile bireyleriyle
paylaşmalı ki beklenmeyen bir durum olmasın.
Ekleyen: Pdrci.NET
Eklenme Tarihi: 2010-11-10 02:24:38