Çocukluktan erişkinliğe geçiş
dönemi olan ergenlik dönemi, kimi çocuklarda sorunsuz bir şekilde
geçirilirken,kimilerinde ise tedbir alınmazsa ileride telafisi zor
sorunlara neden oluyor.Bu sorunlardan en sık görüleni ise depresyon.Peki
çocukların bu hassas döneminde depresyona girmemeleri için anne ve
babalara düşen görevler nelerdir?
Onları gözlemleyin
İlk ergenlik döneminde ortaya çıkan sorunlar fark edilmezse,
ileride çeşitli zeka problemlerine ve psikolojik rahatsızlıklara yol
açabiliyor…
Ergenlik dönemi, bireyler için için çok önemli yılları kapsıyor.
Çünkü ileride şekillenecek tüm ruhsal ve psikolojik sorunlar, bu
yıllarda başlıyor ya da ortaya çıkıyor.
İşte bu yıllarda çocuklar üzerinde etkin bir kontrol mekanizması
kurulur ve takipleri yapılırsa, birçok problemin önüne erkenden geçmek
imkanı önümüze çıkıyor.
Okul Dönemi
Memory Center Ergenlik Bölümü uzmanlarından Dr. Ahmet
Çevikaslan, anne ve babaların bu konularda dikkatli olmaları gerektiğini
hatırlatıyor: “Birçok ruhsal ve gelişimsel hastalık, erken çocukluk
çağında veya okul döneminde kendisini göstermeye başlar. Örneğin otistik
bozukluk, zeka geriliği, konuşma bozuklukları, özel öğrenme güçlüğü,
dikkat eksikliği-hiperaktivite bozukluğu, tik bozuklukları ilk
belirtilerini 6 yaşından önce verirler.
Ayrıca, daha çok erken erişkinlik döneminde karşımıza çıkan
depresyon, iki uçlu mizaç bozukluğu, şizofreni, kişilik bozuklukları,
yeme bozuklukları, vb. erken yaşlarda kendilerini hissettirirler.
‘Tedbir Alınmalı’
Dolayısıyla, çocukluk çağında ortaya çıkabilen bu problemlerin
erken tanınması ve tedavi yardımı aranması, daha ileride çıkabilecek
daha büyük problemlerin önüne geçme fırsatı verecektir.
Aksi takdirde; bu problemlerin yeterince önemsenmemesi ve profesyonel
yardım alınmaması ya da alınan yardım ve tedavinin yetersiz kalması,
çocuk büyüdükçe daha zor durumlar için zemin oluşturacaktır.
Sonuçlar hep aynı çıkıyor
Hastalıklar arasında incelikli farklar olsa da hemen
tamamındakî ortak nokta, uygun yardım alınmadığında çocukta kendisine
güvensizlik duygusu, mutsuzluk ve sosyal iletişimde sıkıntı, özetle
birçok yaşamsal alanda uyum güçlüğü yaratabilmeleridir.
İlk yıllar önemli
Uzmanlar, ergenlik çağında meydana gelecek rahatsızlıkların ileride zihinsel problemlere kadar gidebileceğini belirtiyor.
Başlıca Sorunlar
Ergenliğe ilk adım atıldığı dönemde, bu çocukları ve anne-babaları ne
tür zorluklar bekleyebilir? Bunu maddeler halinde şu şekilde özetlemek
mümkün:
● Tik bozuklukları, kaygı bozuklukları gibi durumlar, zamanla şiddetlenerek veya hafifleyerek aynı belirtilerle devam edebilir.
● Ayrılma kaygısı, korkular, vs. ileri yaşlarda değişik klinik tablolara dönüşebilir.
● Zeka geriliği, özel öğrenme güçlüğü gibi durumlarda, çocuğun,
yaşıtlarından farklı ve yetersiz olduğunun farkına varması, depresyon
öncülü olabilen içe dönüklük ve kendisine güvensizliğe yol açacaktır.
● Hiperaktif veya davranım bozukluğu olan çocuklarda; çevresi ile
yaşadığı gerilimli ilişki sonucu saldırgan davranışlar, kontrolsüz
öfkeler, arkadaş ve okul ortamında istenmeme, antisosyal davranışa ve
suça eğilim, anne-babanın şiddeti ile karşılaşabilme gibi ileri
problemler gözlenebilir.
● Özellikle otizm, zeka geriliği ve başka gelişimsel bozukluklarda
uzun süren hastalık tablosu yanında, ekonomik ve sosyal problemler de
ailede ve yakın çevrede çaresizliğe yol acar, aile içi çatışmalara dahi
neden olabilir.
● Çocuğun yaşantısında yer alan zamansız kayıp, anne-baba boşanması,
fiziksel veya cinsel taciz, deprem, vb. travmalar, epilepsi, menenjit,
vb. bedensel hastalıklar, başlangıçta bir tetikleyici olarak işlev
görürler ancak, uzun dönemde çeşitli davranış bozuklukları ve
psikiyatrik hastalıklar için zemin oluşturabilir.
● Konuşma bozukluğu gibi durumlarda görülen kendisine güven azlığı,
içe dönüklük, vb. durumlar, tamiri güç uyum bozuklukları seklinde
karşımıza çıkabilir.
● Birçok psikiyatrik hastalık; zaman içinde okul başarısızlığı sonucu
yıl kayıpları, suç işleme eğilimi, çocuğun çevrenin şiddeti ile
karşılaşması, okul ve iş çevresi ile uyumsuzluk gibi yerine
konulamayacak kayıplara neden olur.
● Birtakım korkular, ilişki güçlükleri, dürtü kontrol sorunları, vs.
daha ileride yoğunlaşabilecek bir klinik hastalığın öncül haberleri
olabilir ve eğer zamanında fark edilmezlerse, bu durumun önüne geçme
fırsatı kaçırılmış olur.
Görev, anne-babaların
Depresyona yakalanan çocuğunuzu tehlikeden uzak tutmak elinizde. Onun çevresiyle ve ailesiyle ilişkilerini düzenleyebilirsiniz
Çocukluktan kurtulup genç olan birey, yaşadığı şaşkınlık yüzünden
depresyona girince bunu etrafına pek anlatamıyor. Memory Center
uzmanlarından Psk. Orhan Gümüşel, depresyon belirtileri gördüğümüz
çocuklarımızı kurtarmanın yollarını belirtiyor. Gümüşel, anne ve
babalara altın değerinde öğütlerde bulunuyor:
Nasıl Korunulur?
Hobiler bu anlamda büyük önem taşır. Özellikle içe dönük yapıda
olan gençler hayvan bakma, model yapımı, fotoğrafçılık, gönüllü
kuruluşlarda çalışma gibi birçok alanda uğraş verip, stresin yıkıcı
etkilerinden bir anlamda kendilerini koruyabilirler.
Özellikle dışa dönük, rekabetçi kişilik özellikleri taşıyan gençler
için ise spor yapmak korunmada oldukça iyi bir yoldur. Düzenli sporla
birlikte; hem fiziksel gelişim hem de sosyal ilişkilenme ve
paylaşımcılık gibi yönlerde olumlu etki görülecektir.
Hedeflerde tutarlılık ve uygunluk, kişiye organize olma ve iç
disiplin kazandıracağı ve planlı yaşamayı, sosyal süreçleri tahmin
gücünü geliştireceği için depresyondan korunmada önemli bir adımdır. Bu
hedeflerin oluşturulmasında, aile ve
okula hatta gerekirse profesyonel bir yardımın rehberliğine ihtiyaç vardır.
İyi planlanmış zaman ve görev yönetimi
Öğrenmeye ve değişmeye açık olma
“Dur-düşün. Yap… Dur-Düşün. Konuş…” ilkesine uyma.
Çözüm yolları
● Değer verildiği ve sevildiği mesajını tutarlı ve sürekli bir şekilde abartmadan vermek. Sevgiyi saklamamak
● Kıyaslamalardan kaçınmak…
● Sonuç endeksli değil, süreç odaklı ve yapıcı eleştiri sistemi
geliştirmek. Eleştiride kişiliği zedeleyici unsurları bulundurmamak…
● Anne-baba tutumlarında ve kuralların uygulanmasında eşgüdüm
● Özerkliğine müdahale etmeden, Özel hayatını rahatça paylaşabileceği koşulları sağlamak…
● Aile ile ilgili karar alma ve uygulama mekanizmasına katılımını sağlamak
● Kontrolcü, baskıcı ya da aşırı Özgürlükçü tutumlardan uzak durmak…
● Sürekli doğruyu göstermeye çalışan ve bu yönde müdahale eden
ebeveyn olmak yerine, rehber ve model olan ebeveyn olmayı tercih etmek.
Hata yapmasına şans tanımak. Hatalarının sonucunda bedel ödemesine de
imkan bırakmak…
Ekleyen: Pdrci.NET
Eklenme Tarihi: 2010-12-20 10:02:58