Depresyon bir beyin hastalığıdır. Belirtileri tanımlanmış, tedavisi mümkün bir psikiyatrik rahatsızlıktır,mutlaka
iyi tanınmalıdır. Günümüzde en sık görülen ruhsal bozukluk olan
depresyon, tedavi edilmediğinde aylarca hatta yıllarca sürebiliyor…
Dünya Sağlık Örgütü(WHO)’nün verilerine göre, depresyon önümüzdeki 20
yıl içinde en çok görülen hastalıklar arasında ikinci sıraya
yerleşecek. İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim
Üyesi, Konsültasyon – Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr.
Sedat Özkan, kişiyi intiharın eşiğine bile getirebilen depresyonun en
sık görülen ruhsal bozukluk olduğunu hatırlatarak, Türkiye’de yapılan
çalışmalarda depresyonun yaygınlık oranının yüzde 9 ile yüzde 20 olarak
saptandığını belirtiyor. Bu kişilerin yüzde 50′sinden fazlasının
yaşamları boyunca tekrarlayan depresyon atakları geçirdikleri de
biliniyor. Sıklıkla 24 – 40 yaş arası görülen depresyonla her 4 kadından
ve her 10 erkekten biri hayatının bir döneminde tanışıyor. WHO
verilerine göre, herhangi bir anda dünyada 100 milyon kişi depresyonda.
Ancak toplumda bu kadar yüksek oranda var olan depresyon hastalarının
çoğu, hastalığın farkında olmadığından tedavisiz kalıyor. Prof. Dr.
Sedat Özkan, depresyonla ilgili sorularımızı yanıtladı. Depresyonun belirtileri nelerdir?
En sık görülen, derin bir üzüntü duygusu ve çökkünlük halidir. İçe
kapanma, çevreyle ilişki kurmada azalma, sıkıntı, isteksizlik,
karamsarlık, son zamanlarda zayıflama ya da kilo alımına neden olan
iştah değişiklikleri, uykusuzluk ya da aşırı uyku, enerjide azalma,
yorgunluk, huzursuzluk veya sinirlilik, değersizlik ya da suçluluk
duyguları, konsantrasyon bozukluğu, karar vermede zorlanma, ölüm veya
intihar düşünceleri ya da girişimi diğer belirtilerdir. Üzüntü ve depresyon arasındaki fark nedir?
Herkes yaşantısının belli bir döneminde, yaşadığı olaylara (sevilen
birinin ölümü, işini kaybetme, boşanma, fiziksel hastalık vb.) yaşam
dönemi krizlerine (ergenlik, menopoz vs.) bağlı olarak mutsuzluk
yaşayabilir. Önem verdiğimiz olayların kötü sonuçlanması yüzünden
olumsuz duygular hissetmek doğal ama bunlar geçici bir süreçtir. Bazen
de bu şekilde hissediyor olmanın anlamlı bir nedeni olmayabilir. Üzüntü
ve depresyon aynı şeyler değildir. Depresyon duygusal tepkinin süresi ve
yoğunluğunun beklenenden fazla olduğu, ciddi ve ciddiye alınması
gereken bir hastalıktır. En sık görülen ruhsal bozukluktur.
Nedenleri nedir?
Depresyonun başlamasında bazı faktörlerin rol oynadığı
düşünülüyor. Bunlardan birincisi beyinde bulunan serotonin gibi bazı
kimyasal maddelerin yetersizliğinin sorumlu olduğu yönünde. İkincisi
genetik nedenler. Depresyonda ailesel bir yatkınlık söz konusudur.
Üçüncüsü fiziksel hastalıklar. Kanserler, enfeksiyon hastalıkları, kalp
damar hastalıkları, akciğer hastalıkları, travma, cerrahi
komplikasyonlar, organ kaybı olan hastalarda depresyon sık görülür.
Ayrıca bu hastalıkların tedavisinde kullanılan birçok ilaç (tansiyon
ilaçları, doğum kontrol hapları, kanser, kalp, tüberküloz tedavisinde
kullanılan ilaçlar vs.) depresyon gelişimine neden olabilir. Fiziksel
hastalığa eşlik eden depresyon, hastanın uyumunu, tedaviye yanıtını,
hastalığın seyrini olumsuz etkiler. Doğumdan sonraki ilk birkaç ayda
lohusalık depresyonu, âdet öncesi dönemde, menopozda hormonal,
psikolojik, çevresel değişkenlere bağlı olarak depresyon görülebilir.
Kimler daha yatkın?
Sürekli kendini eleştiren, kendisini, çevresindekileri, olayları,
geçmişi, geleceği olumsuz değerlendiren ve olumsuzlukları genelleştiren,
duygu, düşünce ve öfkesini ifade edemeyen, içe atan, özgüveni az olan,
sorumluluk duygusu gelişmiş ancak esnek olmayan kişilik tipleri daha
yatkındır. Şiddete maruz kalma, ihmal edilme, sevilen kişinin kaybı;
ani, ciddi kayıplar ve sosyal değişimler; psikososyal zorlanmalar
kişileri depresyona yatkın hale getirir. Riski neler artırıyor?
Daha önce geçirilmiş depresyon öyküsü, ailede depresyon veya intihar
girişimi, alkol – madde kullanımı, kadın olmak, kronik fiziksel
hastalık, yalnız yaşama, bazı kişilik tipleri, başka bir psikiyatrik
bozukluğun varlığı, zorlayıcı yaşam olayları, travmatik çocukluk dönemi,
erken dönemde anne kaybı, riski artırır. Depresyonun sonuçları nelerdir?
Depresyondaki kişilerde sağlık harcamaları, işten uzaklaşma ve ölüm
oranları daha yüksektir. Bununla birlikte yaşam kaliteleri ileri düzeyde
bozulur. Özellikle ağır depresyondakiler tedavi edilmezlerse yüksek
intihar riski vardır.
Ayrıntılı tanı için: ‘Beş eksen’
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı
Prof. Dr. Esat Göktepe, Amerikan Psikiyatri Birliği’nin ileri sürdüğü
bir sınıflandırma olan ve psikiyatrik hastalıkların tanısında önem
kazanan “beş eksen” sisteminde, psikiyatrların hasta görürken uyması
gereken eksenlerin belirtildiğini söylüyor. Göktepe, birinci eksende
tanı, ikinci eksende kişilik, üçüncü eksende hastalık (psikiyatrik
olmayan), dördüncü eksende hastanın son bir yıl içinde maruz kaldığı
stresler ve yaşam olayları, beşinci eksende de son bir yılda hastanın
göstermiş olduğu işlevi (işiyle ilgili, çalışmıyorsa rolüyle ilgili)
yerine getirip getiremediğinin bulunduğunu anlattı. Prof. Göktepe, beş
eksen sisteminin faydalarını şöyle özetledi: “Beş eksen sistemi,
hastanın tüm etkenlerini göze almamızı sağlar. Fiziksel olarak şu
hastalığı var, şu yaşta, şu kişilik yapısında, şu tür olumsuz koşullara
maruz kalmış. Örneğin bankacı ve işten atılmış, stres ve önemli bir
statü kaybı yaşamış gibi. Bu sisteme uyunca hastanın hayatındaki önemli
noktaları yakalıyorsunuz. Bizim karar vermemiz açısından önemli bir araç
oluyor. Beş eksen kullanılırsa ve uygun tedavi seçilirse, psikiyatr de
iyi tanı koymuşsa, sonuç iyi olur.”
Depresyon tatile çıkmakla geçmez!
Kişi depresyonda olduğunu düşünüyorsa ne yapmalı?
Depresyonun bir hastalık olduğu kabul edilmeli ve bir
psikiyatri uzmanına başvurmalı. Kişi kendini daha iyi hissetmeye
başlayana kadar evlilik, iş ya da para konularında önemli kararlar
vermekten, yalnız kalmaktan kaçınmalı. İlgi alanlarına yönelik
uğraşılara devam edilmeli. Tedavideki başarı oranı nedir?
Depresyon, basit egzersizlerle, diyet uygulamasıyla ya da tatile
çıkmakla çözülecek bir problem değil. Ama uygun tedaviyle hastaların
yüzde 90′ı iyileşir. Önemli olan erken dönemde tanı ve tedavidir.
Antidepresan ilaçların etkisi kullanmaya başladıktan 2 – 3 hafta sonra
başlar. Bu tedaviyi en az 6 ay sürdürmek gerekir. Depresyonda intihar oranı nedir?
İntihar girişimi en çok ağır depresyon geçiren kişilerde görülür.
Depresyondaki hastaların yaklaşık üçte ikisi intihar etmeyi düşünür ve
yüzde 10 – 15′i intihar girişiminde bulunur.
Depresyon testi
Aşağıdaki maddelerden birkaçı sizde varsa depresyonda olma olasılığınız çok yüksektir….
• Eğer iki haftadır hemen her gün, gün boyu üzgün, kederli, morali
bozuk, mutsuz, dertli, çaresiz, sıkıntılı, zavallı, neşesiz, sinirli,
çökkün, boşluktaymış gibi hissediyorsanız,
• Her zaman yaptığınız şeylerden eskisi gibi zevk alamıyorsanız ya da
çevrenizde olup bitenlere karşı ilginiz azaldıysa, • İştahınızda azalma
veya artma varsa ve istemediğiniz halde kilo veriyor veya alıyorsanız,
• Hemen her gün uykusuzluk çekiyorsanız ya da aşırı uyuyorsanız,
• Uykuya dalmakta güçlük çekiyor veya sabahları istemediğiniz halde
erken uyanıyor veya gece sık sık uyanıyorsanız. Eskiye göre daha uzun
süre uyumanıza rağmen kendinizi yorgun hissediyorsanız,
• Hemen her gün yakınlarınızın da fark ettiği şekilde konuşmanızda,
düşüncelerinizde ve davranışlarınızda bir yavaşlamadan yakınıyorsanız.
Karar vermekte, etkinliklere başlamada ve sürdürmekte güçlük
çekiyorsanız,
• Yorgunluk, bitkinlik ve enerji kaybınız olduğunu hissediyorsanız, • Cinsel isteğiniz azalmışsa,
• Bedeninizde nedeni bulunmayan ağrılar, nefes darlığı, yorgunluk,
baş dönmesi, mide ve bağırsaklarda gaz, ishal – kabızlık gibi
yakınmalarınız varsa,
• Değersizlik, kendini beğenmeme veya küçük görme ya da suçluluk duyguları sizi rahatsız ediyorsa,
• Düşüncelerinizi belli bir konuya yoğunlaştırmakta güçlük çekiyor
veya zihninizin karmakarışık olduğunu hissediyor, en basit konuda bile
karar vermekte güçlük çekiyorsanız,
• Yineleyen biçimde “Ölsem de kurtulsam” diye düşünüyorsanız veya
aklınıza intihar düşünceleri takılıyor veya intihar planları
yapıyorsanız…
Ekleyen: Pdrci.NET
Eklenme Tarihi: 2010-12-20 09:56:09