Anasayfa > PDR DERS NOTLARI > Maslow Ve Holistik Kuram Ders Notu
Maslow Ve Holistik Kuram

Goldstein ve Adlerin önemli etkisinde kalan Maslow "Kendini Gerçekleştirme" kavramını onlardan almıştır. Maslow birçok yönden davranışçı psikoloji ile humanistik psikoloji arasında köprü oluşturmuştur. Maslow onun çağına kadar psikolojinin daha çok insanların zayıf tarafları üzerinde, bozukluklar üzerinde durduğunu gözlemiştir. İnsanların güçlü yönlerinin yeterince kavranılmadığını, açıklanmadığını ileri sürmüştür. İnsanın özellikle Freudçu görüşte savunulduğu gibi acıdan kaçan bir mekanizma içinde yaşamadığına inanmıştır. Ona göre insan temelde mutluluk arar. Acıdan kaçmak ana motif değildir. İnsanın daha güçlü, mutlu iyimser ve olumlu yönleri Maslowun psikolojisinin konusu olmuştur. Ona göre:

1. İnsanın temel bir yapısı vardır. Bu yapıda organik ve biyolojik gereksinimler, eğilimler ve kapasitelerin yanında, ruhsal gereksinimler, kapasiteler ve kültür ve çevre doğrultusunda veya etkisinde gelişmiş davranış eğilimleri yer alır.

2. Normal, sağlıklı insanlar gizil güçlerini gerçekleştirme yönünde davranırlar.

3. Psikopatoloji insanın temel, doğal kendini gerçekleştirici yapısı engellendiğinde ortaya çıkar. İyi ve doğru olan bu gerçekleşme eğiliminin desteklenmesi kötü olan ise ket vurulmasıdır.

4. Psikoterapi bu engelleri, çatışmaları kısaca gelişimi ortadan kaldıran etmenleri ortadan kaldırmayı amaçlar.

Kısaca Maslow insanı bütüncü-holistik bir yaklaşımla ele almış, davranışlarda temel gereksinimlerin hiyerarşik etkileşime inanmış, çevre ilişkilerinin kendini gerçekleştirme güdüsündeki rolünü kabul etmiş, insan sağlığına yönelik temel doğasına inanmış, normalliği ideal insan durumu olarak değerlendirmiş, doruk yaşantılarının insan yaşamındaki zenginleştirici yönünü incelemiş çağımızın hem psikoloji hem de psikiyatri dalında katkılan büyük önemli bir bilim adamıdır.

Gereksinimler Hiyerarşisi

Maslow insan kişiliğinin olgunlaşma süreci geçirdiğini ve bu süreçte sıralı hiyerarşik gereksinimler ile çevre ilişkileri ve uyumun önemli rol oynadığını ifade eder. İnsan gereksinimlerinin prioritelerine ve çözüm bulma acilliğine göre bir sıra takip ettiğini savunmuştur. En acil olan, en çabuk çözüm bekleyen gereksinimler en alt basamaklarda yer alırlar. Bunlar sırayla:

1. Fizyolojik gereksinimler: açlık, susuzluk gibi homeostalik gereksinimlerdir.

2. Korunma gereksinimleri: tehlikeden uzak yaşama gereksinimleridir.

3. Sevgi ve ait olma gereksinimleri.

4. Saygınlık gereksinimleri.

5. Kendini gerçekleştirme gereksinimleri.

6. Kognitif veya bilişsel gereksinimler, öğrenme gereksinimlerini kapsar.

7. Estetik gereksinimlerdir. Güzeli ve iyiyi arama arzularını kapsar.

Her insan yukarıdaki sırayla gereksinimlerini doyurmaya çalışır. Alt basamak tatmin olmadan bir üst basamağa geçilemeyeceği genel bir kuram olmakla beraber özel durumlarda kişi bu sırayı bozabilir.

Maslow gereksinimler hiyerarşisi kuramıyla dünya çapında ün yapmıştır. Ona göre gereksinimlerini bu hiyerarşik sıra içinde son basamağına kadar gerçekleştirebilmiş insanlar kendilerini gerçek anlamda gerçekleştirmiş az sayıda mutlu kimselerdir. Bu tür kimseler üzerinde de Maslow incelemeler yapmış ve kendini gerçekleştirmiş bu ender insanların bazı özelliklerini gözlemiştir. Aslında insanların çoğu gereksinimlerini alt üç veya dört basamakta doyuma ulaştırabilmekte, üst basamaklara çıkmaya yaşam koşullan elvermediğinden ulaşamamaktadır. Nedir bu ender insanların özellikleri?

Kendini Gerçekleştirmiş Bireyin Özellikleri

Lincolnden Einsteina, Bn. Roosevelt, Jefferson, Whitman, Thoreau ve Beethovene kadar pek çok ünlü kendi deyimiyle "nadir kuş"un biyografyasını incelemiş ve şu ortak nitelikleri görmüştür. Bu gibi kimseler,

1. Gerçekçidirler. Gerçekleri görür ve değerlendirebilirler.

2. Kendilerini, diğer insanları, çevreyi ve doğayı olduğu gibi kabul ederler.

3. Spontandırlar. Duyguları ve davranışları kendiliğinden ve doğaldır.

4. Problem-merkezlidirler. Yani ben merkezli olmayıp soruna yöneliktirler.

5. Özel ve uzak insanlar gibi görünürler. Özel yaşamlarına ve mahremiyetlerine değer verirler.

6. Bağımsız ve otonomdurlar.

7. İnsanlardan ve nesnelerinden zevk alırlar. Stereotipik değillerdir. Tazelik ve canlılık taşırlar. Duygularında dirilik vardır.

8. Pek çoğu doğaüstü veya mistik deneyimler geçirmiş, insanüstü yaşantılar yaşamışlardır.

9. İnsanoğlu ile kendilerini özdeşleştirmişlerdir.

10. Az sayıda insanla çok derin ve anlamlı ilişkileri bulunur.

11. Değerleri ve tutumları demokratiktir.

12. Sonuçla sonuca götüren araç ilişkisini ayırmışlardır. Her ne pahasına sonuca gitmeyi yeğlemezler. Bunları gerçekçi biçimde tartarlar.

13. Şaka anlayışları vardır. Bunda saldırgan ve can acıtıcı olmaktan çok felsefidirler.

14. Yaratıcıdırlar, hem de büyük ölçüde... ve

15. Kültüre veya topluma uymak için çaba göstermezler. Konformist değildirler. (221–224)

MASLOW’a göre:

• Gerçeği yeterli ölçüde algılamak,gerçekle rahat ilişki kurabilmek

• Doğayı,kendini ve diğer insanları olduğu gibi kabul etmek

• İçinden geldiği gibi davranabilmek

• Daha derin kişiler arası ilişkiler kurabilmek

• Yalnız kalabilme ve kendi başına düşünme gücüne sahip olmak

• Günlük yaşamla ilgili coşkuyu yaşayabilmek

• İnsanlara karşı sempati ve saygı duyabilmek

• Demokratik bir kişilik yapısına sahip olmak

• Amaç ve araçları ayırt edebilmek

• Kırıcı olmayan bir nüktedanlığa sahip olmak

• Düşünce, duygularında akıcı bir rahatlık içinde olmak

• Yaratıcı olmak;

ROGERS’e göre:

Tam verimli çalışan, kendini gerçekleştirmekte olan bireydir.

• Benlik tasarımı ile özbenlik ve içsel yaşantıların uyum içinde olması

• Varoluşsal bir hayat sürmesi

• Kendine karşı saygı duyması,kendini rahatlıkla anlatabilmesi

• Değerlendirme ölçütünün kendisi olması sağlıklı insanın özellikleridir

ABRAHAM MASLOW(1908-1970)

Maslow cana yakın ve dışa dönük bir insan olmasına rağmen, oldukça soğuk ve yalnız bir çocukluk dönemi geçirmiştir. “Yahudi olmayan bir mahallede tek Yahudi çocuktum” diye anlatır. “Yalnızdım ve mutsuzdum. Çocukluğum kütüphanelerde, kitapların arasında, hiç arkadaşsız geçti”.

Anne ve babası, Maslow’u hukuk okumaya ikna etti. Maslow bu amaçla New York City College’a devam etti; ama birinci yılın sonunda bu alanı ilginç bulmayarak okulu bıraktı. Önce Cornell’e oradan da Wisconsin üniversitesine giderek psikoloji okudu. Onu psikoloji okumaya çeken şey davranışçılık, özellikle de Watson’un çalışmalarıydı. Davranışçılığa olan ilgisi sonraları söndü. Maslow, ilk kızının doğumunun ardından incelediği zirve deneyimlerine benzeyen, gizemli bir sürece girdi. Yeni doğmuş çocuğunu gözlemleyen Maslow davranışçılığın insan davranışını anlamakta yeterli olmadığını fark etti. “Bu küçük, gizemli şeye baktım ve kendimi bir aptal gibi hissettim” demiştir. “Bu gizem karşısında, hiçbir şeyi kontrol edememe duygusuyla afalladım. Bebeği olan bir insan asla davranışçı olamaz”.

Maslow, 14 yıl boyunca Brooklyn Kolej’inde dersler verdi ve burada Karen Horney, Erich Fromm ve Alfred Adler’le daha da önemlisi Gestalt psikolojisinin kurucularından biri olan Max Wertheimer ve kültürel antropolog Ruth Benedict ile tanıştı.“Tanıdığım en etkileyici insanlar” olarak tanımladığı bu iki insanı daha iyi anlama isteği, onu kendini gerçekleştirmiş insanı keşfetmeye yöneltti.

Maslow meslek yaşamının büyük bölümünü, insan kişiliğini anlamaya çalışan diğer yaklaşımların eksikliklerini tamamlamaya çalışmakla geçirmiştir. Maslow, psikolojinin kişiliğin mutlu ve sağlıklı boyutuna nasıl katkıda bulunabileceğini düşünmüştür. “Freud bize psikolojinin hasta yarısını tanıttı” diyen yazar, “Biz de sağlıklı yarısıyla ilgilenmeliyiz” demiştir. Freud’un insan doğasına dönük karamsar ve kasvetli görüşlerinin yerine, iyimser ve neşeli bir tablo çizmeye çalışmıştır. Maslow da bilinçaltı dürtülerin varlığını kabul etmiştir; ancak dikkatini kişiliğin bilinçli boyutlarına yoğunlaştırmıştır.

Güdülenme ve Gereksinimler Hiyerarşisi

Maslow iki tür güdü belirlemiştir. Biri, gerek duyulan bir nesnenin eksikliğinden duyulan yetersizlik güdüsüdür. Açlık ve susuzluk gibi temel gereksinimler bu sınıfa girer. Gerek duyulan nesne elde edildiğinde, yetersizlik güdüleri doyuma ulaşır.

Maslow ayrıca, karşılık beklemeden sevmek ve kişinin kendini gerçekleştirmesi gibi gereksinimleri de büyüme gereksinimleri olarak tanımlamıştır. Yetersizlik gereksinimlerinden farklı olarak büyüme gereksinimleri, gerek duyulan nesne bulunduğunda tatmin olmaz. Doyum duygusu, güdüyü dışa vurmakla yaşanır. Büyüme gereksinimini tatmin etmek oldukça eğlencelidir, hatta gereksinimin doyurulmasından çok artmasına neden olabilir.

Maslow yetersizlik ve büyüme gereksinimlerini 5 ana sınıfa ayırmıştır; böylece yaygın olarak bilinen gereksinimler hiyerarşisi ortaya çıkmıştır. Maslow bu gereksinimleri, öncelik sırasına koymuştur. Yani bazı gereksinimlerin diğerlerinden daha önce doyurulması gerekir. İstisnalar olsa da yüksek düzeydeki gereksinimlerimizle ilgilenmeden önce, düşük düzeydeki gereksinimlerimizi tatmin etmemiz gerekir. Örneğin; eğer açsanız, davranışınız yemek bulmaya yönelik olacaktır. Bu gereksiniminiz karşılanana dek, yeni arkadaşlıklar ya da romantik bir ilişki kurmak sizi çok ilgilendirmez. Maslow’a göre, insanların çok küçük bir yüzdesi kendini gerçekleştirme noktasına ulaşabilir.

a.Fizyolojik Gereksinimler: Açlık, susuzluk, nefes almak ve uyumak en önemli fizyolojik gereksinimlerdir ve daha yüksek gereksinimlere doğru ilerlemek için önce bunları tatmin etmemiz gerekir.

b.Güven Gereksinimi: Fizyolojik gereksinimler karşılandığı zaman, güven gereksinimimiz baskın hale gelir. Bunlar emniyet, istikrar, korunma, yapı ve düzen, korku ve karmaşadan kurtulma gereksinimidir. Özellikle geleceği kestiremediğimizde ya da politik ve toplumsal istikrar tehdit altında olduğunda, bu gereksinim daha belirgin hale gelir. Güvenliğinin tehdit altında olduğunu düşünen insanlar, büyük miktarda para biriktirir; daha iyi ama riskli bir iş yerine, güvencesi yüksek bir işi tercih ederler. Bazen örgütlü bir dinin ya da askeriyenin kestirilebilir düzenliliğini ararlar. Kişisel gelişimleri güven gereksinimi düzeyinde takılıp kalmış insanlar, eğer bu konumları düzen ve güven duygusu sağlıyorsa, mutsuz bir evliliğe ya da askeri bir diktatörlüğe bile katlanabilirler.

c.Ait Olma ve Sevgi Gereksinimleri: “Bu aşamada insan yoğun bir şekilde arkadaş, bir sevgili ya da eş, hatta çocukların eksikliğini hissedecektir” der Maslow.

Maslow iki tür sevgi olduğunu ileri sürmüştür. Biri, açlık gibi yetersizlik üzerine kurulu olan yetersizlik sevgisidir. Bu bencil bir sevgidir ve vermekten çok almak üzerine kuruludur. Ancak ikinci tür sevginin gelişiminde gerekli bir basamaktır. Varlık sevgisi ise sahiplenici ve bencil olmayan, yetersizlikten çok büyümeye dayanan bir sevgidir.Varlık sevgisine duyduğumuz gereksinimi, sadece sevdiğimizin varlığı tatmin etmez. Hatta sevdiğimizle birlikteyken bu sevgi daha da büyür ve gelişir. Bu sevgi, başka bir insanın varlığına duyulan sevgidir.

d.Saygı Gereksinimi: Maslow bu gereksinimi de ikiye ayırmıştır: kendini yeterli ve başarılı algılama gereksinimi, beğenilme ve saygı duyulma gereksinimi. Maslow saygı duyulmanın hak edilmiş bir saygı olması gerektiğine dikkat çeker. Para, eş ve arkadaşlara sahip bir insan; öz saygı ve beğenilme gereksinimini karşılayamazsa aşağılık duygusuna kapılır ve cesareti kırılır.

e.Kendini Gerçekleştirme Gereksinimi: Günümüzde mutluluğun ve memnuniyetin gözle görülür bütün kaynaklarını elde eden insanlar, kendilerini geliştirme çabasına girerler.

Bütün düşük düzeyli gereksinimlerimiz karşılandığında, kendimize hayattan ne istediğimizi, hayatımızın nereye doğru gittiğini ve neyi başarmak istediğimizi sorarız. Bu soruların yanıtları kişiden kişiye değişir. Maslow çok az sayıda insanın, potansiyellerini tam olarak geliştirebildikleri bir konum olan, kendini gerçekleştirme noktasın ulaştığını söyler.

Maslow’un Gereksinimler Hiyerarşisi ile İlgili Bazı Yanlış Yorumlar

- Gereksinimlerin sıralaması bize anlamlı gelse de dikkat çeken istisnalar söz konusudur. Örneğin, kimileri bir aşk ilişkisine girmeden önce öz saygı gereksinimlerinin karşılanmasını isteyebilir. Ancak Maslow bu beş aşamalı gereksinimler hiyerarşisinin, gereksinimler ve davranışlar arasındaki ilişkiyi çok genel haliyle ele aldığını belirtmiştir.

- Gereksinimler hiyerarşisi ile ilgili diğer bir yanlış anlama da, düşük gereksinimlerimiz %100 karşılandıktan sonra, daha yüksek gereksinimlere doğru ilerlediğimiz varsayımıdır. Bunun doğrusu, Maslow’un da belirttiği gibi gereksinimlerimizin kısmen karşılanmasıdır.

- Maslow, gereksinim hiyerarşisinin evrensel olduğunu söylemiş olsa da belirli bir gereksinimi karşılama aracının kültüre göre değişiklik göstereceğini kabul etmiştir.

- Maslow’un kuramı ile ilgili olarak yapılan diğer bir genelleme de herhangi bir davranışın tek bir güdü tarafından güdülendiğidir. Oysa Maslow bir davranışın, birden fazla güdülenmenin sonucu olduğunu söylemiştir. Buna örnek olarak cinsel davranışı verir. Bu davranışın, cinsel rahatlama için duyulan fizyolojik gereksinim ile güdülendiği söylenebilir. Ancak Maslow aynı davranışın kazanma veya sevgi gösterme gereksinimi, kendini kadınsı veya erkeksi hissetme isteğiyle de açıklanabileceğini belirtir.

Psikolojik Açıdan Sağlıklı İnsanların İncelenmesi

Kendini gerçekleştirmiş insanlar nasıldır? Maslow’un kendini gerçekleştirmiş insan için belirlediği özelliklerin Rogers tarafından tanımlanan potansiyelini tam kullanan kişilere benzediğini görürüz. Bu kişiler:

Gerçeğin bilinebilecek yönlerini doğru olarak algılarlar.

Bilinemeyecek olanların bilinemeyeceğini doğru olarak algılarlar.

Gerçeği olduğu gibi kabul eder.

Kendini olduğu gibi kabul eder.

Başkalarını olduğu gibi kabul eder.

Yaşamın getirdiği olayları tam anlamıyla yaşayarak tadını çıkarma eğilimindedir.

Kendiliğinden hareket eder.

Yaratıcı bir biçimde davranabilir.

Kendine ve yaşama gülebilir.

İnsanlığa değer verir ve onun sorunlarını ciddiye alır.

Son derece yakın ve derin birkaç dostu vardır.

Yaşamı bir çocuğun gözü ve kalbiyle görüp yaşayabilir.

Gerektiğinde çok çalışır ve sorumluluğunun farkındadır.

Dürüsttür.

Çevresinin farkındadır, sürekli çevresini araştırır ve yeni şeyler dener.

Savunucu değildir.

Maslow’un sağlıklı insanlarda bulduğu bir diğer özellik de zirve deneyimleridir. Zirve deneyimi, zaman ve yer algısının aşıldığı,insanların bütün kaygılarını unutup evrenle bütünleştiği,güç merak duygusunu yaşadığı bir andır. İnsancıl bakış açısıyla tutarlı olarak, her insanın zirve deneyimi birbirinden farklıdır. Maslow bu deneyimi “kişisel cennete ziyaret” olarak tanımlamıştır. Zirve deneyimleri gelişme deneyimleridir, bunların ardından insanlar daha içten, yaşamı takdir eden, sorunların canlarını sıkmasına izin vermeyen kişiler haline gelir.

Kendini gerçekleştirmiş insanlar arasında, zirve yapanlar ve yapmayanlar vardır. Zirveye ulaşmayan kendini gerçekleştirmiş insanlar “dünyayı iyileştirenler,politikacılar, toplum çalışanları, reformcular ve savaşçılardır”. Ayakları yere sağlam basar ve yaşamlarının yönü bellidir. Öte yandan zirveye ulaşanlar “şiire, müziğe, felsefeye ve dine” daha yatkındır. Bu iki tip kendini gerçekleştirmiş insan, toplumda ayrı roller oynar ancak her ikisi de potansiyellerini gerçekleştirme yolunda ilerler; sadece yürürken ayak uydurdukları müziğin türü farklıdır.

En Uygun Deneyim

İnsancıl kişilik yaklaşımına, yakın zamanda Mihaly Csikszentmihalyi (çik-sent-mi-hay okunur)da bazı katkılarda bulunmuştur. Mihaly Csikszentmihalyi, insanlardan yaşamlarının en mutlu anlarını tanımlamalarını istemiş ve bunu bir “akış” deneyimi olarak betimlediklerini görmüştür. Csikszentmihalyi bu anlara en uygun deneyimler der. İnsanlar genellikle bu deneyimleri yaşarken, bir aşamadan diğerine geçme anında, kendilerini doğal, hatta neredeyse hiç çaba göstermedikleri bir süreç içinde buldukları için bu deneyime akış adını vermiştir. Csikszentmihalyi, kişinin yaşamını, uygun deneyimler adını verdiği, zorlayıcı ve dikkat gerektirici görevler dizisine dönüştürmesinin, mutluluğa ve kişisel doyuma giden yol olduğunu söylemiştir.

İnsancıl Yaklaşımın Güçlü Yönleri ve Eleştirisi

Güçlü Yönleri

İnsancıl psikoloji, psikologların ve danışanların terapiye yaklaşımlarını büyük oranda etkiledi. Daha da önemlisi, insancıl yaklaşımın birkaç boyutu, diğer kuramsal bakış açılarına sahip terapistler tarafından da benimsenmiş ya da değiştirilerek uygulanmıştır.

İnsancıl psikolojinin etkisi, sadece psikoloji ve psikoterapiyle sınırlı kalmadı. Eğitim, iletişim ve iş yönetimi gibi alanlarda okuyan öğrenciler, Rogers ve Maslow’un kuramlarından haberdarlar. İş doyumunu artırmak isteyen işverenler ve örgüt psikologları da çalışanlarının üst düzey gereksinimlerini karşılamaya uğraşıyorlar. Çoğu öğretmen ve anne-baba da eğitim ve çocuk yetiştirme konusunda Rogers’ın önerilerini dikkate alıyor.

Eleştiriler

Eleştiri noktalarından birisi, insancıl psikolojinin insan davranışını açıklamak için özgür irade kavramını kullanmış olmasıdır. Bazı psikologlar bu kavrama bu derece bağımlı olduğu için, insancıl yaklaşımın bilimsel araştırmaya uygun olmadığını öne sürerler. Çünkü bilim, olayların diğer olaylar tarafından belirlendiği temeline dayanır.

İnsancıl yaklaşıma yöneltilen bir diğer eleştiri de temel kavramlarının çok iyi tanımlanmamış olmasıdır.

İnsancıl yaklaşımla ilgili diğer sorunlar da insancıl psikoterapi tekniklerinin sınırlı uygulanabilirliği ile ilgilidir.

İnsancıl psikologlar insan doğası üzerine yaptıkları iyi niyetli yorumlardan dolayı da eleştirilmiştir.

Maslow’un kendini gerçekleştirmiş dolayısıyla benlik saygısına sahip bir kişide gördüğü bazı özellikler şunlardır.

1) Gerçeğin bilinebilecek yönlerini doğru olarak algılar.

2) Bilinemeyecek olanların bilinemeyeceğini doğru olarak algılar.

3) Gerçeği olduğu gibi kabul eder.

4) Kendini olduğu gibi kabul eder.

5) Başkalarını olduğu gibi kabul eder.

6) Yaşamın getirdiği olayları tam anlamıyla yaşayarak tadını çıkarma eğilimindedir.

7) Kendiliğinden hareket eder.

8) Yaratıcı bir biçimde davranabilir.

9) Kendine ve yaşama gülebilir.

10) İnsanlığa değer verir ve onun sorunlarını ciddiye alır.

11) Son derece yakın ve derin birkaç dostu vardır.

12) Yaşamı bir çocuğun gözü ve kalbiyle görüp yaşayabilir.

13) Gerektiğin çok çalışır ve sorumluluğunun farkındadır.

14) Dürüsttür.

15) Çevresinin farkındadır, sürekli çevresini araştırır ve yeni şeyler dener.

16) Savunucu değildir.

Benlik Gelişimi

Benlik gelişimi bireyin kendisini değerli bir insanv olarak hissetmesini, kapasitesine güvenmesini ve farklılıklarına değer vermesini vurgular.

Benlik gelişiminin sonul hedefi kendini gerçekleştirenv insandır.

Kendini gerçekleştiren insan, kendini ve başkalarını olduğu gibiv kabul eder.

Özerktir, yaratıcıdır ve yaşamdan zevk alır.v

Kendisi vev çevresi ile barışıktır, demokratik tutumlara sahiptir.

Benlik Yapısını Etkileyen Etmenler

İnsan doğasının temelinde iyi ve doğruya meyilliv olduğunu kabul eden ve insana insan olarak değer veren insancı (hümanist) yaklaşımı benimseyen psikologlara göre benlik yapısı özben ve benlik tasarımından oluşur.

Özben yapı olarak iyiye yöneliktir.v

Kötüv olarak nitelendirilen tutum düşünce ve davranışların nedeni temel gereksinimlerin duyurulmaması veya engellenmesidir.

Doğuştan gelen ve iyiv kabul edilen özbeni baskı altına almaktan çok, cesaretlendirmek ve gerçekleşmesine uygun bir ortam sağlamak gerekmektedir.

Benlik tasarımıv ise kişinin kendisini algılayış biçimiyle ilgilidir.

Doğuştan başlayarakv kişinin içinde bulunduğu sosyal çevre içerisinde yavaş yavaş gelişir.

Benlik tasarımı dinamik bir yapıya sahiptir. Kişinin yaşadığı olaylar ve edindiği tecrübeler benlik tasarımını etkiler.

Benlik tasarımı kişininv özellik, yetenek, duygu, düşünce, inanç ve tutumlarının dinamik bir görüntüsü olarak tanımlanabilir.

Kendini Gerçekleştiren İnsanın Özellikleri

Kendini gerçekleştirme kavramı ilk kez Maslow tarafından kullanılmıştır.

Maslow, insanın değerli, kendine özgü ve iyiye yönelik bir özbene sahip olduğuna inanmaktadır.

Maslowa göre fizyolojik, güvenlik, sevme sevilme, bir grubav ait olma, statü kazanma gibi temel gereksinimleri karşılanan insan sonunda kendisi olabilecektir, yani kendini gerçekleştirebilecektir.

Kendilerini, başkalarını ve doğayı olduğu gibi kabul ederler. Kuvvetli ve zayıf yönleriyle kendilerini ve başka insanların farklı duygu ve düşüncelerini hoşgörü ile karşılayıp oldukları gibi kabul ederler.

Gerçeği olduğu gibiv algılayıp, içinde bulundukları ortama kolay uyum sağlarlar. Eksik ve hatalardan aşırı düzeyde rahatsız olmazlar.

Daha derin ilişki kurabilirler.v Kendilerine güveni tam olan bu insanlar herkese karşı sevgi ve saygı duyarlar.

Yaşamdan büyük zevk alırlar. Yapılacak işler onlar için birerv oyun gibidir.

Özerk bir yapıları vardır; çevrelerinden bağımsızdırlar.v Düşünce ve davranışlarında özgürdürler neyin doğru neyin yanlış olduğuna kendi özerk değerler sistemine uygun olarak karar verirler.

Demokratik birv kişilik yapısına sahiptirler. Herkesten bir şeyler öğrenebileceklerine inanırlar.

Doğal, içlerinden geldiği gibi davranırlar; yapmacıkv davranma gereği hissetmezler.

Amaçlar ve araçlar arasında uygun ayırımıv yapabilirler.

Yalnız kalabilme gücüne sahiptirler.v

Güçlü birv mizah anlayışına sahiptirler. Ancak, yaptıkları espriler başkalarını küçültücü değildir.

1. Duyuşsal Kuram

“Kendini gerçekleştirme” kavramı ilk kez Maslow tarafından kullanılmıştır. Maslow, insanın değerli, kendine özgü ve iyiye yönelik bir öz bene sahip olduğuna inanmaktadır.

Maslow’a göre;

Fizyolojik (Beslenme-Cinsellik)

Güvenlik,

Sevme-sevilme,

Bir gruba ait olma,

Statü kazanma

Kendini gerçekleştirme

2.

Duyuşsal Kuramların Öğretim İlkeleri

Eğitimin, öğrencinin kendisine güvenmesi, yeterliliğine inanması, yüksek akademik ve kariyer beklentileri taşımasında yardımcı olması gerekir.

Benlik kavramının dört boyutu vardır: (a) akademik, (b) sosyal, (c) duygusal, (d) bedensel. Eğitimin, bu dört boyutu da dikkate alması gerekir.

Öz saygı, kişinin zihin sağlığı ile ilgilidir. Zihinsel olarak sağlıklı olan kişilerin kendilerine ilişkin gerçek algıları ile ideal algıları birbirine çok yakındır. Okulda başarısız olanların öz saygıları daha düşüktür. Bu nedenle eğitim, hiçbir koşulda çocuğun öz saygısına zarar vermemelidir.

Kişinin kendisine ilişkin benlik algısı, başkalarının onu nasıl gördüğüne göre değişebiliyor. Bu nedenle, sağlıklı benlik gelişimi için çocuklara hiçbir zaman kötü insan muamelesi yapılmamalı, yakışıksız sıfatlar takılmamalıdır.

3.

Duyuşsal Kuramların Öğretim İlkeleri

Zayıf ve güçlü yönleriyle kendilerini oldukları gibi kabul eden öğrencilerin benlik algısı daha sağlıklıdır. Kendilerini hiç beğenmeyen ve reddeden kişiler kendilerini değersiz bulurlar. Eğitim, benlik tasarımının oluşumunda öğrenciye destek sağlamalıdır.

Akademik başarısızlık çocukların kendilerini değersiz hissetmelerine ve kapasitelerine güvenmemelerine yol açar. Özellikle çok çalıştığı halde başarısız olan bir öğrencinin benlik duygusu zaten epey büyük zarar alır. Bundan dolayı akademik başarısızlık ayrıca çocuğun kişiliğine saldırma gerekçesi olmamalıdır.

Başarısızlık karşısında bahaneler uydurmak ve çeşitli savunma mekanizmaları geliştirmek öğrencinin çalışmasının istenilen sonucu doğuramayışının bir açıklamasıdır ve benliğini korur. Öğretmenin başarısız olan öğrencilere çok fazla yüklenmesi doğru değildir.

Öğrenci zoru başardığında kendini iyi hisseder. Bu nedenle öğrencilere başardığı hissini vermek gerekir, başarıyı tattırmak gerekir.

4.

Duyuşsal Kuramların Öğretim İlkeleri

Öğrenci benlik duygusunu korumak için her şeyi yapar. Öğretmen öğrencinin benlik duygusuna değer vermeli, zarar vermemeye özen göstermelidir.

Ahlak gelişiminde nasihat en etkisiz yöntemdir. Bunun yerine çocuklara kuralları ve normları öğrenebilecekleri yaşantılar sunmak gerekir.

Ahlaki değerler bu ad altındaki ir ders içerinde değil, tüm derslerin içeriğine serpiştirilmiş tartışmalarla daha kolay kazandırılabilir.

“Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.” Ahlak gelişiminde yetişkinlerin sözleri değil davranışları etkilidir. Öğretmen ve anne-babalar sözleriyle değil davranışlarıyla birer ahlak modeli olmalıdırlar.

Ahlaki gelişim, dönemleri içerisinde verilmelidir. Bunun için, ahlaki gelişim dönemleri iyi bilinmeli ve ilgili ahlaki gelişim hedeflenmelidir.




Ekleyen:  Pdrci.NET

Eklenme Tarihi:  2010-12-13 16:33:33

Bu İçeriğe Puan Verin:   
                 BU İÇERİĞİ ARKADAŞLARINIZLA PAYLAŞIN                                     
Diigo Friendfeed Digg Digg Newsvine Newsvine Technorati Technorati
Del.icio.us Del.icio.us Facebook Facebook Reddit Reddit Jumptags Jumptags
Simpy Simpy StumbleUpon StumbleUpon Slashdot Slashdot Propeller Propeller
Furl Furl Yahoo Yahoo BlinklistBlinklist Google Google

Bookmark and Share

Bölüm Başlık Kullanıcı Yorumları


Henüz yorum yazılmamış. Ilk yorum yazan siz olmak ister misiniz ?

Bölüm Başlık Yorum Yaz

Nick:

Yorum:

 
Pdrci.NET - Eğitim Portalınız
  Bu sayfa en iyi 1280x1024 ve 1024x768 çözünürlükte izlenir.
haberler