1-TÜRKÇE ve EDEBİYAT NASIL ÇALIŞILMALI?
Türkçe dersini çalışma planınız soruların şeklini ve tarzını ele almakla
başlamalıdır. Genelde branş öğretmenlerine sorulduğu zaman karşımıza
farklı oranlarda ağırlıklar gelmektedir. Sözcük anlamı, dilbilgisi,
paragraf bilgisi ve edebiyat konu başlıkları olarak ele alınabilinir.
Dilbilgisi çalışma ve konularla ilgili ayrıntılı bilgiler bilinmeden
soru çözmeye başlamamak en iyi yoldur. Türkçe, dilbilgisi, paragraf ve
edebiyat hepsi birbirinin devamıdır. Yorum yeteneği okuduğunu anlama
sözel yeteneğin geliştirilmesi ile alakalıdır. Sözel yeteneği
geliştirmek için bolca kitap okumak gerekmektedir. Bu güzel alışkanlık
sadece sınavlarla alakalı değildir, ömür boyu devam etmesi gereken bir
özellik olmalıdır. Bilgi eksikliklerini gidermiş öğrenciler, konu
çalışmanın yanı sıra bolca paragraf soruları çözmelidir.
Edebiyat soruları da bilgi esaslı olup öncelikle konuyu çalışmakla
alakalı olacaktır. Burada ezber yapmaktan öte, biraz şair, yazar ve
türlerle alakalı okumalar yapmanın da faydası olacaktır. Kısa özetler
okumak, biyografiler okumak, dönemlerin tarihsel özelliklerini irdelemek
daha iyi bir şeklide kavramayı sağlayacaktır.
Çok kitap okumanın veya kitap okumanın tabii ki Türkçe ve edebiyatta iyi
netler yapmaya katkı sağlayacağını söylemek mümkündür. Kitap okumak
metin okuma ve uzun metinleri daha kolay algılama sonucunu doğurur bunun
yanı sıra yorum kabiliyetinin gelişimini sağlar. Burada bir noktaya
temas ederek kitap okumayı bitirmek istiyorum. Kitap gece yatarken
sadece okunacak bir okuma şekli değildir. O zaman uyku getiren bir araç
haline dönüşür. Düzenli kitap okuyanların yatarken de kitap okumalarını
tavsiye ediyorum.
Sözün kısası sorular uzun ben bu soruyu yapamam demeden uzun sorular okumaya çalışılmalı ve çözümleri bulunmalıdır.
2-TARİH DERSİ NASIL ÇALIŞILMALI?
Temelde ele alınması gereken yaklaşımı burada da paylaşarak başlamak
istiyorum. Konular tam anlamıyla kavranmadan soru çözmeye geçmek çok
anlamsızdır. Öncelikle elimizde bulunan kaynaklardan konular iyice bir
kavranmalı ve tarihin mantığı olan sıralama anlaşılmalıdır. Bu süreç
bilgilerin birbirine karışmasını engelleyecektir. Bununda en önemli yolu
mutlaka yazarak çalışmayı uygulamalısınız. Gerekirse haritalardan veya
resimlerden yararlanmayı ihmal etmemelisiniz. Görsel malzemeyi kullanmak
imkanlar dahilinde değerlendirilmelidir.
Tarih temel kavramlarına karşı bir bilgi doygunluğunun olması gerekir.
Kavramlar okumlar veya soru çözümleri esnasında bilinmeden geçilmemeli
ve kesinlikle bir kendi tarih sözlüğümüzü oluşturmalıyız. Tarihi
kavramlar sözlüğü belki bu kavramların öncelikle yakalanmasıyla ciddi
bir yol alınmış olunur. Nedir bunlar; derebeylik, feodalite, reform,
Rönesans, sömürgecilik, merkezi otorite, halkçılık… bunu
çoğaltabilirsiniz. Bu sizin tarih sözlüğünüz olur. Bu sözlük ne kadar
zengin olursa o kadar sonuçları iyi olur veya tarih daha iyi kavranmış
olur. Tarih ezberlemek içinde hafıza tekniklerinden faydalanabilirsiniz.
Bunun en iyi yolu yazarak ve yazdıklarınızı günlük hayatta
görebileceğiniz yerlere asarak yapabilirsiniz.
Tarih dersi tüm dersler için söyleyebileceğimiz gibi sevildikçe dahi iyi
öğrenilecek bir derstir. Dersin geçmiş kavrama geleceği anlama
prensibinden hareketle daha önemseneceğini düşünüyorum.
3-COĞRAFYA DERSİ NASIL ÇALIŞILMALI?
Coğrafya dersinden konuyu bilmek önemlidir ama daha önemlisi bu
konularla ilgili yorum yapabilmektir. Fiziki çevremizde gerçekleşen
olaylara karşı bir merak içinde olmak coğrafya öğrenmeyi daha zevkli
hale getirecektir. Burada da görsel malzemeyi önemsiyorum. Bu dersi
çalışırken birkaç farklı kaynaktan çalışmayı önemsiyorum. Şekilleri
tekrar tekrar ele alıp hem yorum yapmalı hem de yorumlarımızı bir
bilenle paylaşmalıyız.
Klasik anlamada konu ile bol bol soru çözmeli, çıkmış soruları mutlaka
elden geçirmeli gerçeğini bir ÖSS talebesi için söylenmesini çok gerekli
görmüyorum ama yinede söyleyeyim. Konu çalışırken karşımıza çıkan
grafik veya şekilleri güzel çizemesek bile, daha iyi anlamak içinde
birde sizlerin çizmesini çok gerekli görüyorum. Hazır kaynaklardan
okuyup geçme yerine yanında bir deftere not tutmanın faydasına
inanıyorum.
Genelde çıkmış sorular incelendiğinde bir önceki yıllara benzer sorular
sorulmuştur. Bu anlamda bir önceki yıl mutlaka taranmış olmakla
birlikte, soru kaçırmamayı hedefleyen gençler bilmelidir ki; konular
öğrenilmeden geçilmemelidir. Tüm konular disiplinli bir şekilde
öğretmenlerin gözetiminde takip edilmelidir. Daha çok soru çıkıyor
buraya yükleneyim, buradan az çıkıyor burayı bırakayım mantığı doğru
değildir. Konular bir bütünlük içinde bilinmelidir.
4-FELSEFE DERSİ NASIL ÇALIŞILMALIDIR?
Felsefe soruları birinci bölümde çıkan daha çok yorum soruları ve ikinci
bölümde çıkan daha çok bilgi sorularını ele alarak başlamak daha doğru
olur. Felsefe, psikoloji, sosyoloji ve mantık başlıkları altında
değerlendirdiğimizde bilgi ve yorum olarak ayırabiliriz. Felsefe
grubunun hepsi branşların özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Felsefeden çıkan sorular yorum ağırlıklı bilgi içeriklidir. Psikoloji
soruları daha çok bilgi ve yorumdur. Sosyoloji sorularında da bilgi
öndedir. Mantık sorusunu cevaplama alanında olan arkadaşlarım bilmelidir
ki mantık bilgi demektir, bilmeden yapılması oldukça güçtür. Burada bu
dersi dinledikleri öğretmenlerimizi çok iyi takip etmelidirler.
5-MATEMATİK(CEBİR) DERSİ NASIL ÇALIŞILMALI
ÖSS matematiği çalışacak tüm öğrencilere tavsiye edeceğim en önemli
nokta ilköğretim ikinci kademe (6.7.8.sınıf) matematiğini iyi bilip
bilmedikleridir. Eğer bu konular bilinmeden lise müfredatı çalışılmaya
başlanırsa yapı taşları eksik olmuş ve konular iyi öğrenilmemiş ve
sorular çözülememiş olur.
Buradan hareketle matematik dersinin öncelikle öğretmenlerden ileri
giderek çalışılmasının uygun olmadığı kanaatindeyim. Konular derslerde
iyi dinlendikten sonra mutlaka günü gününe tekrar edilmeli ve tekrarlar
önemsenmelidir. Farklı tarzlarda konu anlatımlarını görmek için farklı
kaynaklardan öğretmenle işlenen konular takip edilmeli ve bolca soru
çözülmelidir. Örnek sorulara, çözümlü örnekler takip edilmelidir.
Görüntülü yayınlardan faydalanılmalı beklide ders birkaç kez
dinlenilebilmelidir.
Önceki yıllarda çıkmış sorular konularına ayrılarak çözülmeli ve
kesinlikle işlemediğiniz ve iyice çalışmadığınız konulardan soru
çözülmeye çalışamamalıdır. Bu soru çözümleri esnasında sorular
çözülemediği için zaten matematik korkumuz var artık uğraş dur. Bu
anlamda yanlış uygulanan plan matematikten hepten uzaklaşılmış olunur.
Bununla birlikte farklı periyotlarda bazen ayda bir bazen haftada veya
on beş günde bir geriye dönük ara ara tekrarlar yapılmalı ve sonuçları
daha iyi hale getirmek için bolca tekrar soru çözülmelidir.
Matematikle ilgili problemleri olanlar birkaç sınıfta değerlendirmek mümkündür.
a) Konuları anlayamıyorum, işlem hataları yapıyorum.
Matematiğin temel kavramlarını bilemeyen öğrencilerin matematikte
konuları iyi öğrenmeleri ve yeni konu öğrenmeleri oldukça zordur.
Matematikçilere bu konulara nedir diye sorduğunuzda karşınıza çıkacak
cevaplar aşağıdaki gibidir. Rasyonel sayılar ve işlemler, üslü ve köklü
sayılar, çarpanlara ayırma ve özdeşlikler.
b) İyi işlem yeteneğim var, fakat konu eksiklerim var.
İyi işlem yeteneği olan öğrencilerimiz şunu bilmelidirler. Bu
yetenekleriyle rahatlıkla yeni konu öğrenebilirler konulara korkmadan
çekinmeden yaklaşmalı ve anlamaya çalışmalıdırlar. Önce hiç bilmediğiniz
konulardan başlamak yerine, az bildiği konuları biliyor hale gelmek
gerekecektir. O konu ile ilgili artık bu konuyu az biliyorum demeden
biliyorum demelerini sağlamak gerekecektir.
Sonuç olarak diyebiliriz ki önce eksiklerimizi giderelim sonra yeni konuları öğrenmeye çalışalım.
c) Konuları iyi biliyorum fakat işlem hatalarım çok.
Konuları biliyor olmanız matematiğe karşı bir yeteneğinizin var olduğunu
gösterir. İşlem hatalarını gidermenin en güzel çözümü bolca soru
çözmektir. Ne kadar farklı kaynaktan soru çözerseniz o kadar çok soru
çeşidi görmüş olursunuz ve artık daha az işlem hatası yaparsınız.
d) İşlem ve konularla alakalı problemim yok ancak çok yanlışım çıkıyor.
Soru çözmekte acele etmeyin soruyu çözmeye başlamadan önce mutlaka
anlamaya çalışın ve soru çözerken dikkatinizi toplamaya çalışın ve soru
çözme işini önemseyin. Nasıl olsa yaparım diye bakmayın. Dağınık çalışma
yerine daha disiplinli bir çalışma sistematiği belirleyin ve mutlaka
ona uymaya çalışın.
e) Matematiğim iyi ve geliştirmek istiyorum.
Daha fazla matematiğinizi geliştirmenin yolu farklı kaynakları taramak
ve branş öğretmenlerinden matematik adına kendini geliştirmek için
tavsiye alınız. Belki TÜBİTAK sorularına bakabilirsiniz.
6-GEOMETRİ DERSİ NASIL ÇALIŞILMALI?
Burada matematik için söylediklerimi tekrar dile getiriyor ve diyorum
ki, geçmiş konular iyi öğrenilmeden kesinlikle yeni konular çalışılmaya
başlanmamalıdır. Bu eksiklikler giderilmek için hemen bir ilköğretim
LGS-OKS şimdi adıyla SBS sınavına hazırlık kitapları bir ay gibi kısa
bir sürede defter tutarak bitirilmelidir. Bu işlem tamamlandıktan hemen
sonra yeni konulara dersin öğretmeniyle eş zamanlı olarak çalışılmalı ve
bu esnada farklı kaynaklardan sorular çözülmelidir.
Farklı kaynaklardan örnek soru çözümleri dikkatli bir şekilde
incelenmeli ve çözüm yolları incelenmelidir. Bazen rakamlar
değiştirilerek öğrencilerin hazırlayacağı geometri soruları olmalı ve
çözümleri tekrar tekrar yapılmalıdır.
Geometri birazda görmek demektir, farklı açılardan bakabilmek demektir.
Bu farklı bakış açısını kazanabilmek için ayni konudan birçok soru
çözmekle de kazanılır. Formülleri ezberleme yerine benzer sorularla
farklı bakış açıları kazanmaya gayret edilmelidir. Konuların işleniş
sırasına dikkat edilmeli önden giderek veya konu atlanarak
çalışılmamalıdır. Çünkü geometride konulara birbiriyle çok alakalıdır.
Burada çıkmış sorulara bakmayı hatırlatmak yanlış olmasa gerek. Bundan
sonrada geometriden korkmamak demektir.
Eğer öğrencilerimiz mühendislik alanlarını okumak istiyorlarsa özellikle
doğadaki ve çevrelerindeki nesnelere birer geometrik şekiller olarak
bakabilmeli ve geometri çözümünü onun çerçevesinde de
değerlendirilebilmelidir. Hayatla iç içe girmiş bir geometri mutlaka
konuların daha iyi anlaşılmasına cevap verecektir.
7-FİZİK DERSİ NASIL ÇALIŞILMALIDIR?
Fizik dersi ilköğretim fen bilgisi dersinin iyi kavranmasıyla
alakalıdır. Eğer konular ve kavramlar ilköğretimde iyi kavranmışsa
mutlaka yeni lise konularını çalışırken hiçbir sıkıntı çekilmeyecektir.
Lise müfredatının devamlılığı da esas alınarak yazları bilgiler
unutulmamaya çalışılmalıdır. Fizik dersindeki kuralları, formülleri
ezberlemek yerine mantıklarını kavramaya çalışmak daha anlamlı bir
yoldur. Konular gerçek hayata dair örneklerle birlikte kavranmaya
çalışılırsa ve dersin öğretmeninden mutlaka öncelikle öğrenmeye
çalışılırsa çözüm yoluna girilmiştir demektir.
Fizikle ilgili geniş konu dağılımı ve konular arasındaki ilişkide göz
önünde tutularak konular atlanarak öğrenilmeye çalışılmamalıdır. Mutlaka
not alarak defter tutarak ve farklı kaynaklardan çözerek
çalışılmalıdır.
Fizik dersinin öğreniminde görselliğin önemini vurgulamak istiyorum.
Bunun en güzel yolu deneylerin anlaşılmasıdır. Deneyler mümkünse
laboratuar ortamında veya bilgisayar ortamında incelenmelidir. Bu
imkanlar için artık internet kullanımı çok kolay bir şekilde
öğrencilerin kullanımındadır. Bunları yaparken her ders gibi fiziğinde
sevilmesi çok önemlidir.
Soruların cevaplarında benzerliklerin çok olduğu, çeldiricilerle yanılma
ihtimalinin fazla olduğu fizik dersi soruları mutlaka bol soru
çözülerek aşılması gereken bir durumdur. Bununla birlikte fizik
sorularında geometri gibi yorum ve görme kabiliyetinin gelişmesi gereken
bir derstir. Bunun yanı sıra tabiatta soruların gerçeklerini
görebilmeyi önemsemeli ve öğrenme gayretini bu şekilde beslemelidir. Bu
arada yine geçmiş yıllardaki sorular mutlaka sınavların öncesinde ele
alınmalı ve ayrıntılı bir şekilde çözülmelidir.
KİMYA DERSİ NASIL ÇALIŞILMALI?
Kimya dersinde konu bilgisi birazda ezber bilgisiyle alakalıdır. Temel
kimya kavramları semboller kısaltmalar öncelikli olarak kavranmalı,
gerekirse ezberlemek için hafıza teknikleri kullanılmalıdır. Buradan
hareketle ilköğretime yine atıfta bulunacağım, kimya öğrenmekte zorluk
çeken tüm öğrencilerin, eski bilgilerinin ne kadar kavrandığını
bilmeleri gerekmektedir.
Eski konuların iyi kavranması için yine defter tutma ve not alarak
çalışmayı öneriyorum. Belki burada daha farklı olarak bir öğretmenden
veya kimyayı iyi bilen arkadaşınızdan yardım isteyebilirsiniz. Konular
arasında bağ kimya içinde geçerlidir. Semboller, konulara, formüller
unutulursa kesinlikle öğrenme tamamlanmamış olur.
Çözümlü sorulara, farklı kaynaklar ve çıkmış soruların ele alınması
kimya dersi içinde geçerlidir. Ayrıca kimyada biraz ezber yapmanın,
birazı birazda abartmanın hiçbir mahsuru yoktur. Konu bilgisinin tam
oturaklaşması ile birlikte ver elini soru bankaları denebilir. Yoksa
konular halledilmeden soru çözülmeye çalışılıyorsa bolca yanlış çıkma
ihtimali oluşacak ve ben zaten kimyadan anlamıyorum denilerek ders
çalışma işi yavaşlatılabilecektir.
BİYOLOJİ DERSİ NASIL ÇALIŞILMALI?
Gerçek yaşamda hayatın parçası olan biyoloji çalışmayı zevkli hale
getireceğimiz bir derstir. İlköğretimde ve alt sınıflarda konu
eksiklerimiz iyi halledilmişse yeni konu öğrenmek daha zevkli hale
gelecektir. Hayatı anlamak ve kavramak için biyoloji öğrenmesi
gereklidir. Hele de sağlık sektöründe görev alacak veya biyoloji ve
dallarında okuyacak tüm öğrencilerin biyoloji dersine bakışları hayatın
önemli bir kesiti olarak olmalıdır.
Kavramlar, yeni canlı alt yapıları ve ayrıntılar biyoloji dersi
çalışanların karşılaşacağı önemli bir durumdur. Biyoloji çalışanlar için
gelin dokunarak laboratuar ortamında bir daha canlıları öğrenelim
demeli ve görsel malzemeler fazlasıyla kullanılmalıdır.
Konular içerisindeki bütünlük göz ardı edilmemesi gereken bir gerçektir.
Biyoloji mantıkla bilginin iç içe girdiği derslerden biridir. Biyoloji
fen çözenlerin ortalamasının düşük olduğu branştan olmasının sebebi,
biyolojiyi birazda sözel bir dersmiş gibi algılanmasıdır.
Biyolojiye ezberle geç demek doğru değildir. Ezberlense bile konunun
pekişmesi için mutlaka çok soru çözmeli, çıkmış sorular taranmalı ve
farklı kaynaklardan yararlanarak çalışılmalıdır.
Çok ayrıntı olduğu unutulmamalıdır. Ayrıntıların kaçmaması içinde ders
çalışırken karşılaşılan şekiller öğrenciler tarafından da çizilmeli
sözün kısası çizerek, yazarak çalışılmalıdır. Tüm branşlar için genel
bir yaklaşım.” Söz uçar yazı kalır.”
YDS’YE HAZIRLANANLAR İÇİN YABANCI DİL ÇALIŞMA PRENSİPLERİ
Dilden hazırlanmayı tercih etmek son sınıfa bırakılacak bir alan tercihi
değildir. Çok önceleri dile karşı yeteneğinizin tespit edilip yatırım
yapılması gerekecektir.
Ne sadece gramer ne sadece çeviri nede sadece paragraf, yabancı dile bir
hayat tercihi olarak bakılmalıdır. Yabancı dil sadece sınav için
öğrenilecek bir branş değildir. Dil öğrenmeyi tercih etmek bir akademik
kariyer sürecinin küçük bir başlangıcıdır. Bir dil öğrenmek ömür boyu
sürecek bir süreçtir.
İşin felsefi kısmını geçtikten sonra iyi bir temel sonrasında sürekli
çalışma gerekecektir. Türk gibi yabancı dil konuşma yazma ve okuma
yapmak yerine o dile uygun düşünce kalıplarını da kavramakla alakalıdır.
Dil öğrenmeye sadece YDS de çıkacak 100 soru olarak bakmanın
yanlışlığını dile getirdikten sonra kelime hazinesi zenginliği okuduğunu
iyi anlamaya çalışma zamanın büyük bir kısmını yabancı dile ayırmakla
alakalıdır.
Konuları iyi kavramak ve ÖSYM’nin soru sorma tarzına uygun soru
çözebilmekte dili bilmekten faklıdır, onu da eklemiş olalım. Bu konuyu
halletmenin yolda son 10 yılın tüm sorularını ezbere bilmek soru tarzını
yakalamak zorundasınız.
Bu soru tarzını yakalamış kaynaklarını ve benzer soruların mutlaka
kavranması ve çokça benzer soru açıklamalı soru çözümü yapılmalıdır.
Programlı disiplinli çalışmayı bir öğrenci hayatının gayesi haline
getirir ve yazları unutma ihtimalini göz önünde tutarak mutlaka işlediği
derlerin defterlerini atmaz ve kendi kendine ders çalışabilmeyi
önemser. Sonrada sınav gelip çattığında sadece son yıl çalışarak kendini
zora sokmaz ve aza razı olmaz.
Burada ders çalışma tekniklerinden bahsederken şu anlaşılmamalı. Bu
söylenenler herkes için genel geçer doğrular değildir. Bunlar genel
açılımlardır. Bu açılımları kendinizi tanıyarak uygulama stratejisi
üretebilirsiniz. Bu ders çalışma teknikleri veya hangi ders nasıl
çalışılır bir talebin karşılanması gayretidir. Branş öğretmenlerinizin
kanaatlerini de bu dediklerimin yanı ekler ve çalışmak, çalışmak ama çok
çalışmak, kesintisiz çalışmayı da eklemek isterim.
Ekleyen: Pdrci.NET
Eklenme Tarihi: 2010-11-10 00:39:48