Bir çocuğun alışveriş merkezinde her gördüğünü almak için kendini
yerden yere atması, bir kız çocuğunun bir dolap dolusu model bebeğin bir
benzerini aldırmak için annesini başının etini yemesi, bir gencin daha
bir hafta önce aldığı ayakkabının farklı bir modeli için odasına
kapanması, hepimizin yaşadığı veya şahit olduğu bir tablodur. Reklamlar,
akran baskısı, kültürel baskı, anne-baba tutumları gibi nedenlerle
gitgide artan oranlarda, nesnelere ve alışverişe bağımlı, doyumsuz
çocuklar yetiştirmeye başladık.
Kendi değerini giydiği, sahip olduğu şeylerle, nasıl göründüğüyle
belirleyen çocuk, diğer insanları da kim olduklarıyla değil, sahip
olduklarıyla yargılar. Bu tehlike, ergenliğe geçişle birlikte büyür. En
yeni modelleri almak, herkesin sahip olduğuna sahip olmak, ölüm / kalım
meselesi haline gelebilir.
Pahalı bir arabanızın olması sizi iyi bir ebeveyn yapar mı? Ünlü bir
basketbolcunun giydiği ayakkabılardan giyiyor olması çocuğunuzu
otomatik olarak iyi bir oyuncu yapar mı? Tabii ki hayır! Bir yetişkin
olarak siz bunu anlayabilirsiniz, ya çocuğunuz? Çocuğunuza bu konuda
yardımcı olabilirsiniz.
Öncelik belirlemeyi öğretin. Çocuğunuzun isteklerini ve parasını
kontrol etmeyi öğrenmesi için isteklerinin listesini yapması ve bu
listeyi tercih sırasına göre düzenlemesini sağlayın. Çocuklar genelde ne
kadar çok istediklerinin farkında değillerdir. Önce farkındalık
kazandırmak, kendi davranışları üzerindeki kontrollerini de
artıracaktır. Bu yöntem, yaklaşan yeni yıl ve doğum günlerinde çok
işinize yarayacaktır. Hakları ve birikimleri çerçevesinde kaç hediye
alabileceğini belirleyin ve önem sırasına göre hazırlanan listeye
birlikte bakın.
Bekleyebilmesi için fırsat yaratın. Çocuğunuzun istediği şeyi hemen
almak yerine ona bir süre tanıyın. Bu sürenin sonunda hevesi geçmiş,
isteği tamamen değişmiş olabilir.
Suçlu hissetmeden “hayır” deyin. Çocuğunuz her gördüğünü istiyorsa,
isteklerinin ardı arkası kesilmiyorsa, bu istediklerine gerçekten
ihtiyacı olmadığını düşünüyorsanız sadece “hayır” demeniz yeterli. Her
istediğini almanın ona faydadan çok zararı olacağından, bu tavrınızdan
dolayı kendinizi suçlu hissetmeyin. Hayatta kimsenin her istediğine
kavuşamadığını unutmamak gerekir. Bu nedenle bu tavrınız, çocuğunuzun
hayal kırıklığı ile baş edebilme mekanizmaları geliştirmesine yardımcı
olacaktır.
Çocuğunuza para yönetimini öğretin. Bu, hayat boyu kullanacağı çok
değerli bir ödül olacaktır. Harçlık almak veya evde yaptığı küçük işler
karşılığı para kazanmak, çocuğunuzun para kazanmayı ve harcamayı
öğrenmesi için iyi bir başlangıç olacaktır. Bunun için çocuğunuza, hemen
harcamaya ve uzun dönemli harcamalara yönelik iki bütçe oluşturmayı
öğretebilirsiniz. Alışveriş merkezinde gördüğü bir oyuncağı istediğinde,
“Bunun fiyatı 5 liraymış. Almak için yeteli paran var mı, gel bir
bakalım” diyebilirsiniz. Kendi kazandığı parayla alacağı şeyler
çocuğunuza daha anlamlı gelecektir.
Televizyonda reklam izlemeyi sınırlandırın. Reklam, günlük hayatın
her alanında yer almakla birlikte, televizyon reklamları çocukları en
etkileyen reklamlardır. Bu nedenle, daha az reklam gösterilen kanalların
ve programların tercih edilmesi faydalı olacaktır. Çocukların
reklamlarla karşılaşmasını tamamen engellemek mümkün değildir.
Reklamlar, insanlara ihtiyaçları olmayan şeyleri aldırma amacını
güderler. Reklamların temel amacının çocuklara açıklanması, özellikle
çocukları etkilemek için reklamlarda kullanılan yöntemlerin
gösterilmesi, çocuğun farkındalığını artıracaktır.
Çocuğunuza örnek olun. Çocuklar pek çok şeyi anne-babalarında
gözleyerek öğrenirler. Çocuğunuzun nesneler dünyasıyla baş edebilmesi ve
doyumsuzluk geliştirmemesi için ona iyi bir rol modeli olabilirsiniz.
Bozulan eşyaları hemen yenisiyle değiştirmek yerine tamir ettirmenin
önemini çocuğunuza anlatabilir ve örneklerle gösterebilirsiniz.
Alışveriş kataloglarının tüm zamanınızı almasına izin vermeyin. Bütün
boş vaktinizi alışveriş merkezlerinde ve mağazalarda geçirmeyin.
Alışverişin bir hobi veya zaman geçirme aracı olmadığını, gerçekten
ihtiyaç duyulan zamanda, ihtiyaç duyulan şeyler için alışveriş
yapıldığını model olarak gösterin.
Çocuğunuza verebileceğiniz en iyi hediyenin, ona ayıracağınız zaman
olduğunu hatırlayın. Yoğun şehir hayatının içinde, koşuşturmanın
arasında, çocuklarımızla yeterince vakit geçiremediğimiz için
yaşadığımız suçluluk duygusunu telafi etmek için çocuklarımızın
isteklerine boyun eğmeye başlarız.
Gerçek ihtiyacını ve duygusunu anlamaya çalışın. Bazen çocuklar,
duygusal bir ihtiyacı tatmin için somut nesnelere yönelirler. Asıl
ihtiyacı vitrindeki oyuncak olmadığı için de, o oyuncağa olan ilgisi çok
kısa bir sürede geçer ve çocuk yeni bir istekle karşımıza çıkabilir.
Çocuğun isteklerinin altında çoğu zaman bir yakınlık ihtiyacı veya
duygusal bir boşluk, hayal kırıklığı yer alır. Çocuğun gerçek ihtiyacı
anlaşılır ve karşılanırsa, çocuğun nesnelere ihtiyacı kalmayacaktır.
Ekleyen: Pdrci.NET
Eklenme Tarihi: 2010-12-20 10:10:07